Print Friendly and PDF

Translate

Mehmet Akif Ersoy'u 2.Abdulhamid Üzerinden Eleştirinin Arkaplanı

|

 Adı önemli değil  YouTube de biri, Mehmet Akif Ersoy'u 2.Abdulhamid üzerinden eleştiriyordu. Aslında yaptığı doğru görünsede Milli Şairimizi yerden yere vuruyordu.

Akif, İstiklal Şairi olmasaydı  bu kadar eleştiriye maruz kalmazdı. Sonuçta Milli Şair sıfatı almış bir kişinin noksan tarafını sürekli dile getirerek gavurun ekmeğine yağ sürüyorsunuz.

Söyledikleriniz doğru.

Ancak yanlış olan, bu meseleleri dert etmemiş garibanların kulağına su kaçırıyorsunuz.

Akif kişiliği itibarıyla küçük ve basit gördüğümüz şeylerden etkilenen biri.

Yapısı itibarıyla Abdulhamidi  eleştirmiş. Dikkat edecek olursanız, safi aptal modernist ve reformcu bir yapıda olsaydı,(sonradan fikirleri değişmiş olamaz mı, zaten sürgün ve acıları onu bitirmiş biri) cumhuriyet dönemini  eleştirmezdi. 150'likler listesi ise Kurtuluş Savaşı sonrasında vatan haini veya düşman işbirlikçisi kabul edilerek sınır dışı edilen kişilerin arasına konmuş.

Nedense, bunu çok konuşan yoktur.

Bu konu, ilmi ortamda eleştirin sorun değil.

Şimdi şu an yaptığınız şey, medyatik ortam, kimin neyi dinlediği meçhul.  

Art niyetli olduğunuzu düşünmek istemem ama, Türk  milletin Milli Marşını yazmış insanı yerle bir ediyorsunuz.

 Sizi bu konuda çok eleştirmek istemem ve hangi düşünceye sahip olabilirsiniz diye yorum yapmak  istemiyorum.

Yeri gelmişken, size tavsiye babından   örnek vereyim.

Engin Köklüçınar, "Neler Gördük Biz? - Okuyan Öğrenir" adlı hatırat kitabında, İsviçre'de gerçekleşen büyük bir banka soygununa şahit olur. Akşam haberlerini bekler. Konuyla ilgili bir haber çıkmaz.  Araştırdığında İsviçre’nin prestiji ve "toplumsal huzuru bozmamak ve suça özendirmemek" amacıyla medyada haber yapılmadığını, suçun reklamının yapılmaması gerektiğini tecrübe etmiştir.

Bizde ise her olay çarşaf çarşaf haber oluyor.

 

Konu bunu yazmayı gerektirdi.

Kâ'b bin Züheyr  kardeşinin İslam'ı seçmesine çok öfkelenen Kâ'b, hem kardeşi Büceyr'i hem de Hz. Muhammed salla'llâhu aleyhi ve sellem'i ve Müslümanları küçük düşüren, onlara hakaret eden şiirler yazar.

Toplumu kışkırtan bu ağır hakaretleri üzerine Peygamberimiz, Kâ'b bin Züheyr’in görüldüğü yerde cezalandırılması (kanının helal kılınması) emrini verir.   Fakat daha sonra kendisi pişman olup Medine'ye gelerek Peygamberimiz tarafından affedilmiştir.

Tavsiyem, tarihi deşin, cifesini çıkarın, ancak bu videolarla halkımızı İstiklal Marşını yazmış bir insana karşı kışkırtmayın. Şu an seni dinleyen biri daha istiklal marşı dinlemediği gibi saygıda duymaz.

İyilerin sevapları alimlerin günahları gibidir.

"Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz."

(Tirmizî, Kıyamet, 53)

(Bir diğer rivayette: "Kim bir kardeşini işlediği bir günah sebebiyle ayıplarsa, kendisi de o günahı işlemeden ölmez.")

En Son
Sonraki Yazı
Next Post »

Benzer Yazılar