Kayıtlar

Translate

Mehmet Akif Ersoy'u 2.Abdulhamid Üzerinden Eleştirinin Arkaplanı

 Adı önemli değil  YouTube de biri, Mehmet Akif Ersoy'u 2.Abdulhamid üzerinden eleştiriyordu. Aslında yaptığı doğru görünsede Milli Şairimizi yerden yere vuruyordu. Akif, İstiklal Şairi olmasaydı   bu kadar eleştiriye maruz kalmazdı. Sonuçta Milli Şair sıfatı almış bir kişinin noksan tarafını sürekli dile getirerek gavurun ekmeğine yağ sürüyorsunuz. Söyledikleriniz doğru. Ancak yanlış olan, bu meseleleri dert etmemiş garibanların kulağına su kaçırıyorsunuz. Akif kişiliği itibarıyla küçük ve basit gördüğümüz şeylerden etkilenen biri. Yapısı itibarıyla Abdulhamidi   eleştirmiş. Dikkat edecek olursanız, safi aptal modernist ve reformcu bir yapıda olsaydı,(sonradan fikirleri değişmiş olamaz mı, zaten sürgün ve acıları onu bitirmiş biri) cumhuriyet dönemini   eleştirmezdi. 150'likler listesi ise Kurtuluş Savaşı sonrasında vatan haini veya düşman işbirlikçisi kabul edilerek sınır dışı edilen kişilerin arasına konmuş. Nedense, bunu çok konuşan yoktur. Bu ko...

TOPRAĞIN VE KANIN ESİRETİ: Tarihsel Bütünlükte Devlet, Aşiret Ve Ağalık Düzeninin Sosyo-Psikolojik Dinamikleri

Tarihsel ve toplumsal / sosyolojik gelişim süreçlerinde "Aşiret / boy ve ağalık / toprak sahipliği kurumları, devlet / egemen otorite karşısında nasıl bir güç odağına dönüşür ve insanları köleliğe mahkûm eder?" konusu ele alındığında, Doğu ve Batı medeniyetlerinin toprak mülkiyeti, hiyerarşi / aşamalı sıra ve toplumsal tabakalaşma üzerindeki derin ayrışmaları ortaya çıkmaktadır. Türklerin tarih sahnesine çıkışından itibaren devlet nizamı / düzeni, feodal / derebeylik tipi yapıların oluşmasını engelleyecek bir mülkiyet kozmolojisi / evren bilimi üzerine kurulmuştur . Toprağın kişisel mülk sayılmadığı ve kamusal bir emanet olarak görüldüğü toplumlarda, köylünün boynuna kölelik tasması takılması engellenmiştir. . Batı dünyasında hüküm süren feodalizm / derebeylik nizamı, toprağın ve üzerindeki insanın mülkiyetini senyör / toprak beyi sınıfına teslim ederken; Türk devlet geleneği, toprağın mülkiyet hakkını doğrudan devlete ve ilahi iradeye / Tanrı'ya teslim etmiştir. Bu...

KUTSAL SÖYLEMLERİN GÖLGESİNDE İKTİDAR VE HİSTERİ: METİNLERİN LABİRİNTİNDE BİR HAKİKAT ARAYIŞI

1. Grup: İnanç Hapishanesi, Kültler / Sektler ve Kitle Yönlendirmesi İnancın karanlık labirentlerinde kaybolan insan psikolojisini anlamlandırmak adına kütüphanemizde yer alan eserleri " Hangi dinsel yapılar ve marjinal inançlar insanı bir inanç hapishanesine mahkûm eder?" şeklinde cümle içine alarak analiz etmek, Scientology ve Peoples Temple / Halk Tapınağı örneklerinde görülen sarsıcı gerçekleri ortaya koymaktadır. Lawrence Wright'ın kaleme aldığı Going Clear: Scientology, Hollywood, and the Prison of Belief (Scientology, Hollywood ve İnanç Hapishanesi) adlı eser, bilimkurgu yazarı L. Ron Hubbard tarafından kurulan dinsel imparatorluğun temellerini ele alır. Hubbard'ın psikolojik portresi incelendiğinde; çocukluk ve gençlik acılarından beslenen, askeri kariyeri ve akademik geçmişi hakkında sürekli yalanlar söyleyen, ağır bir kişilik bölünmesi yaşayan narsist bir figür karşımıza çıkar. Kendi yeminli beyanlarında / affirmations kendi kendine "Navy...

HAKİKATİN SİMYACISI: KREMLİN'İN BÜYÜCÜSÜ VE KURMACA İLE GERÇEĞİN DANSI

  "Surkov'un neden bir büyücü olarak nitelendirildiği ve sanatın bu siyasi labirentteki rolü incelendiğinde," Vladislav Surkov’un siyaseti sadece bir yönetim biçimi değil, bir avant-garde / öncü tiyatro sahnesi olarak kurgulama yeteneği öne çıkar. Kremlin’in koridorlarında "Büyücü" / Wizard ya da "Yeni Rasputin" olarak anılmasının sebebi, gerçekliği bükme ve toplumsal algıyı bir illüzyonist / gözbağcı ustalığıyla yönetme kabiliyetidir. Giuliano da Empoli’nin romanında Vadim Baranov karakteriyle hayat bulan bu figür, Putin’in iktidarını inşa ederken dezenformasyonu / yanıltıcı bilgiyi bir sanat dalına dönüştürmüştür. Büyücü Lakabının Kökenleri ve Siyasi Simya Surkov’un büyücü olarak nitelendirilmesinin temelinde, "Egemen Demokrasi" / Sovereign Democracy kavramını icat etmesi yatar. Bu sistemde demokratik seçimler birer serap / yanılsama olarak sürerken, Surkov arka planda tüm ipleri elinde tutan bir moderator / düzenleyici gibi hareke...

İsrail Saldıracak...Arkaplanı

  Ne zaman böyle bir yaygara çıkarsa aklıma iki şey gelir. Gündemde devletin bir yanlış durumu vardır, konuşulması istenilmez. Yahut sümenaltı     edilmesi gerekir. Diğeride Yalçın Küçük'ün bu analizi ve "rezerv devlet" ifadesi, onun en hacimli ve ünlü eserlerinden biri olan Türkiye Üzerine Tezler (özellikle 4. ve 5. ciltleri) ile Şebeke , Tekeliyet ve İsrail ile ilişkileri ele aldığı Fitne (Gizli Tarih) adlı kitaplarında geçmektedir.   Yalçın Küçük, kitaplarında, yazılarında ve televizyon programlarında (özellikle Skytürk ve Ulusal Kanal dönemlerinde) bu tezi şu temel cümle ve kalıplarla ifade etmiştir:   Rezerv Devlet Cümlesi: "1967 Arap-İsrail Savaşı'yla İsrail'in bu coğrafyada kesin olarak yaşayacağı anlaşılana kadar, İbrani kökenli elitler Türkiye'yi 'İsrail yaşayamazsa gidilecek yer' yani bir rezerv devlet olarak gördüler."    İlişkinin Niteliği Cümlesi: " Türkiye ve İsrail bir buçuk devle...