Print Friendly and PDF

Translate

Özlü Dualar

|

 

"İslâm mâneviyat tarihinde velîlerin / ermişlerin hayatı, sadece zühd / asceticism (dünyadan el çekme) ve mücahede ile değil, aynı zamanda kalplerinden dillerine süzülen ve 'Hakk’a vuslatın / reaching anahtarı' kabul edilen hususi dualar ve virdler / regular prayers ile mücehhezdir." Bu dualar, kulun kendi acziyetini / helplessness itiraf etmesi ve İlâhî azamet karşısında bir "hiç" olduğunu idrak etmesi esasına dayanır. Kaynaklarda velîlerin, hem kendilerinin devam ettiği hem de müridlerine ısrarla tavsiye ettiği dualar, mânevî birer reçete hükmündedir,,.

Velîlerin Dilinden Düşürmediği Temel Dualar ve İlticalar

1. Musebbiât-ı Aşere (Onlu Tesbihler) Molla Câmî’nin Nefahâtü’l-Üns eserinde belirttiği üzere, İbrahim Teymî (k.s.) gibi pek çok büyüğün devam ettiği bu dua demeti, Fatiha, Felâk, Nâs, İhlâs, Kâfirûn sûreleri ve Âyete'l-Kürsî’nin ardından şu şekilde tamamlanır: Arapça Metin: "Subhânallâhi vel-hamdülillâhi velâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Allâhümme iğfirlî velivâlideyye ve li-cemîi’l-mü’minîne vel-mü’minât." Türkçe Karşılığı: "Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’adır, Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’ım beni, ana-babamı ve bütün mü’min erkek ve kadınları bağışla."

2. Hızır’ın (a.s.) Hz. Ali’ye (r.a.) Öğrettiği "Necat" Duası Bu dua, darlık anlarında kalbe inşirah / relief (ferahlık) vermesi için okunur. Arapça Metin: "Yâ men lâ yeşgalühü şe’nün an şe’nin, yâ men lâ yu’cizühü sâilün, yâ men lâ yübrimühü ilhâhu’l-mülahhîn." Türkçe Karşılığı: "Ey bir işi diğer bir işi dinlemesine engel olmayan, ey kendisinden bir şey dileyenlerin çokluğu kendisini aciz bırakmayan, ey ısrarla talepte bulunanların kendisini yormadığı Zat!"

3. Seyyidü’l-İstiğfâr (İstighfarların Efendisi) Envâru’l-Kulûb eserinde belirtildiği üzere, bu dua her türlü günahın ma’nevî kirliliğinden arınmak için velîlerin baş tacı ettiği bir virdidir. Arapça Metin: "Allâhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke..." Türkçe Karşılığı: "Allah’ım sen benim Rabbimsin, Senden başka ilah yoktur, beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum..."

4. Hicap / Veil (Perde) Zilletinden Sığınma Duası Cüneyd-i Bağdâdî ve mürşidi Serî-i Sakatî’nin (k.s.) üzerinde en çok durduğu ve "en ağır ceza" olarak gördükleri perdelenmeye karşı yaptıkları duadır. Arapça Metin: "Allâhümme mâ azzebtenî bi-şey’in, felâ tüazzibnî bi-zülli’l-hicâb." Türkçe Karşılığı: "Allah’ım beni neyle cezalandırırsan cezalandır ama perdelenme (Senden mahrum kalma) zilletiyle cezalandırma."

5. Mutlak Tevhid ve Teslimiyet (Kelime-i Tayyibe) Tüm velîlerin ortak noktası olan ve "cennetin anahtarı" sayılan bu zikir, kalbi masivâdan / everything other than God temizlemek için sürekli tekrarlanır. Arapça Metin: "Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh." Türkçe Karşılığı: "Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed (s.a.v.) Allah’ın elçisidir."


Velîlerin Dualarının Ortak Noktaları ve Psikolojik Analizi

Kaynaklarda geçen bu dualar incelendiğinde, mutasavvıfların dua anlayışının şu dört temel direk üzerine kurulduğu müşahede / observation (gözlemleme) edilir:

  1. Vahdet ve İhlas Sırrı: Duaların merkezinde her zaman Allah’ın birliği (tevhid) ve niyetin sadece O’nun rızası olması (ihlas) yer alır. Velî için asıl murad, nimetin kendisi değil, nimetin sahibi olan 'Mün’im'dir.. Kaynakların sürekli tekrarladığı fikir şudur: İbadet ve dua bir karşılık beklemek için değil, sadece kulluk borcu ve aşkın gereği olarak ifa edilmelidir..
  2. Hicap / Veil (Perde) Korkusu: Velîlerin en büyük psikolojik travması / trauma, Allah’tan uzak düşmek ve mânevî bir körlüğe düçar olmaktır. Bu yüzden dualarında ateşten çok, "perdelenmekten" sığınırlar. Arif için en büyük azap, Sevgili’nin nazarına muhatap olamamaktır.
  3. Acz ve Fakr İtirafı: Dualarda kulun kendisini "hiç" mesabesinde görmesi, modern psikolojinin narsisizm / narcissism dediği "benlik davasından" kurtulmanın mânevî ilacıdır. "Bana ancak Allah kâfidir" (Hasbünallah) anlayışı, ruhun kaostan kurtularak tam bir sükûnete / stability ermesini sağlar,.
  4. Sünnet-i Seniyye ve Vesile: Duaların kabulü için bizzat Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) öğrettiği lafızların / wordings seçilmesi, İlâhî protokole uygun bir "edep" göstergesidir. Peygamberî ölçüye dayanmayan bir yakarış, nefsanî bir heves olmaktan öteye geçemez.

***İnsanın kendi içindeki arzu ve hevesleri / hevâ sönmedikçe, dilindeki dua kalbe inmez ve gerçek bir feth-i bâb / opening of the door gerçekleşmez.***.

Dipnotlar (APA):

  • Attâr, F. (2022). Tezkiretü’l-Evliyâ (S. Uludağ, Çev.). İstanbul: Kabalcı Yayınları. (s. 38, 150, 438, 449).
  • Câmî, A. (1998). Nefahâtü’l-Üns (Lâmiî Çelebi Tercümesi, S. Uludağ & M. Kara, Haz.). İstanbul: Marifet Yayınları. (s. 38-42, 145-146, 520).
  • Kuşeyrî, A. (2004). Tasavvufun İlkeleri - Risale-i Kuşeyrî. İstanbul: Tercüman 1001 Temel Eser. (s. 321-329, 446).
  • Ozak, M. (1970). Envâru’l-Kulûb (Cilt 1-2). İstanbul. (Cilt 1, s. 371, 438, 506; Cilt 2, s. 744, 981).
  • Sülemî, E. A. (t.y.). Tabakàtü’s-Sûfiyye. (N. Şüreybe, Haz.). (s. 411, 421, 438, 481-482, 547).
  • Şârânî, İ. (t.y.). Evliyalar Ansiklopedisi (Tabakâtü’l-Kübrâ). (A. Akçiçek, Çev.). (s. 1009, 1017, 1022, 1031-1035).
  • Uludağ, S. (2007). Sırlar Menbaı ve Tarikat Sultanı Cüneyd-i Bağdâdî. İstanbul: Mavi Yayıncılık. (s. 308-309, 533-534).

 

En Son
Sonraki Yazı
Next Post »

Benzer Yazılar