Print Friendly and PDF

Translate

Zihinsel Prangaların Kırılması: Karar Felcine Karşı Akılcı ve Eylemsel Kurtuluş Reçetesi

|



Zihinsel Yeniden Yapılandırma: Düşünce Aşaması

"Bireyin eyleme geçmesini engelleyen içsel yanılsamalar ve biyolojik bariyerler nasıl aşılır?"

Zihinsel kurtuluşun ilk adımı, beynin karar verme mekanizmalarını doğru anlamaktan geçer. İncelediğimiz kaynaklarda sıklıkla vurgulanan temel düşünce, bilmek bir düşünce değil, beyinden gelen istemsiz bir histir. Bireyin düşünce aşamasında sırasıyla şu farkındalıkları geliştirmesi şarttır:

  • Bilişsel Çapa Değişimi (Cognitive Dissonance / Bilişsel Çelişkiyi Kırmak): Genç birey, geçmişte verdiği kararların (örneğin "Dış Ticaret" bölümünü seçmiş olmasının) hayatını tamamen mahvettiği dogmasından sıyrılmalıdır. Robert A. Burton’un belirttiği gibi, mutlak kesinlik arayışı zihni bloke eder; bu yüzden "biliyorum" / I know katılığından vazgeçip, "inanıyorum" / I believe dilsel esnekliğine geçiş yapılmalı ve mevcut durum bir geçici gerçeklik (provisional facts) olarak kabul edilmelidir.
  • Biyolojik "Gizli Katmanın" (Hidden Layer) Teşhisi: Yaşanılan ani taşınma ve sakatlık travmaları, beynin alt katmanlarındaki karar komitesinde (hidden layer / gizli katman) yüksek kaygı oylamasına yol açmıştır. Siber güvenlik bölümüne geçiş yapma konusundaki aşırı stres ve son dakika karar verme baskısı, zihnin belirsizlik acısından kaçmak için sığındığı geçici bir gerçeklikten kaçış (escape from reality) arzusudur. Bu durumun biyolojik bir refleks olduğu anlaşılmalı ve suçluluk psikolojisi terk edilmelidir.
  • Öğrenilmiş Çaresizlik (Learned Helplessness) İllüzyonunun Reddi: "Kervan yolda düzülür" inancının yitirilmesi ve her şeyin daha kötüye gittiği hissi, tipik bir öğrenilmiş çaresizlik (learned helplessness) durumudur. Kaynaklarda vurgulanan gerçek bir değişim için insanın önce kaybolduğunu kabul etmesi gerekir düsturu benimsenerek, mevcut çıkmazın aslında yeni bir uyanışın başlangıcı olduğu kabul edilmelidir.

Gencin ebeveynlerinin serbest ve yönlendirici olmayan tavrı, aslında onun sorumluluk alabilmesi için tanınmış bir alan olsa da, uygun bir rehberlikten yoksunluk içsel kaygıyı daha da derinleştirmektedir.


Somut Adımlarla Harekete Geçiş: Eylem Aşaması

"Zihinsel felci kırarak gerçek dünyada somut ve rasyonel adımları nasıl atacağız?"

Düşünmek tek başına nöral patikaları değiştirmeye yetmez. Karar mekanizmalarının sağlıklı çalışabilmesi için acilen eyleme geçilmesi gerekmektedir. Eylem aşamasında atılması gereken sıralı adımlar şunlardır:

  • Vicdanın Sesiyle Dürüst İletişimi Başlatmak (Conscience / Vicdan Pusulası): İnsanın içinde yaratılıştan gelen ve susturuldukça taşlaşan donanımsal bir vicdan (conscience) reseptörü mevcuttur. Genç, ebeveynleriyle haziran ayından beri ertelediği ve içini kemiren dürüst konuşmayı gerçekleştirmelidir. Siber güvenlik geçişinin mümkün olmadığını, mevcut bölümü istemediğini ve hissettiği "boynuna silah dayanmış" hissini ailesiyle dürüstçe paylaşmalıdır.
  • Bilinçli Zihni Basitleştirmek ve Karar Yükünü Azaltmak: Ap Dijksterhuis ve ekibinin araştırmaları, karmaşık kararlarda aşırı düşünmenin insanı felce uğrattığını ve yanlış tercihlere sürüklediğini göstermiştir. Genç birey, tüm hayatını tek bir günde planlamaya çalışmaktan vazgeçmeli; zihnini meşgul eden "staj", "Yükseköğretim Kurumları Sınavı hazırlığı" ve "okul ücreti" gibi karmaşık girdileri tek tek ele almalıdır.
  • Yazılı Bir "Seçenekler Tablosu" Hazırlamak: Zihindeki belirsizliği gidermek adına, önündeki tüm yolları (Ön lisans programına devam edip stajı tamamlamak, kaydı dondurup sıfırdan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na hazırlanmak veya yatay geçiş alternatiflerini araştırmak) maddi boyutlarıyla birlikte kağıda dökmelidir. Yazılı kayıt tutmak, hafızanın zamanla mutasyona uğramasını ve kendini kandırma (self-deception) süreçlerini engeller.
  • Küçük ve Geri Dönülebilir Bir Eylemle Ataleti Kırmak: Sinirsel ağları değiştirmenin tek yolu küçük de olsa fiziksel bir eylem gerçekleştirmektir. Bugün okul yönetimi aranarak kayıt yenileme tarihleri netleştirilmeli, staj şartları sorgulanmalı veya eski Yükseköğretim Kurumları Sınavı kitapları masaya konmalıdır. Bu ufak hareket, beyindeki kortizol seviyesini düşürerek kontrol hissini geri kazandıracaktır.

DİPNOTLAR (APA Stili):

  • Bloom, H. (2000). Reality is a shared hallucination. In R. Kick (Ed.), You are being lied to: The disinformation guide to media distortion, historical whitewashes and cultural myths (pp. 12-18). The Disinformation Company.
  • Burton, R. A. (2008). On being certain: Believing you are right even when you're not. St. Martin's Press.
  • Dijksterhuis, A., Bos, M. W., Nordgren, L. F., & van Baaren, R. B. (2006). On making the right choice: The deliberation-without-attention effect. Science, 311(5763), 1005-1007.
  • Festinger, L. (1957). A theory of cognitive dissonance. Stanford University Press.
  • Philpott, K. (2004). Are you being duped?. Evangelical Press.
  • Wilson, T. D. (2002). Strangers to ourselves: Discovering the adaptive unconscious. Harvard University Press.
En Son
Sonraki Yazı
Next Post »

Benzer Yazılar